
MİLLİYET.COM.TR – İspanya’da geçtiğimiz günlerde yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında Jandarma Merkez Operasyon Birimi (UCO), iktidardaki PSOE’nin Madrid’deki genel merkezinde arama yaparak belge ve elektronik kayıtları incelemeye aldı. Soruşturmaya ilişkin açıklama yapan Başbakan Pedro Sanchez, adalet sistemiyle tam işbirliği içinde olduklarını belirterek, herhangi bir usulsüzlük tespit edilmesi halinde gerekli adımların atılacağını ve saklayacak hiçbir şeylerinin olmadığını söyledi.
İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Canan Tercan, Milliyet.com.tr’ye değerlendirmede yaşanan siyasi tartışmaların, yalnızca iç politik gelişmelerle değil, küresel güç dengelerindeki değişimlerle de ilişkilendirilmesi gerektiği belirtti. Dr. Tercan’a göre; Başbakan Pedro Sanchez’in Gazze, Lübnan ve İran konularında izlediği politikalar nedeniyle uluslararası düzeyde baskıyla karşı karşıya kaldığı, buna karşın İspanya’nın tarihsel siyasi kutuplaşmasının ve muhalefetin uzun süredir sürdürdüğü sokak protestolarının da mevcut tabloyu etkilediğini ifade etti.
Dr. Tercan ayrıca Sanchez’e yönelik suçlamaların henüz somut delillerle desteklenmediği, buna rağmen muhalefetin ve çeşitli çevrelerin hükümet üzerindeki baskısını artırdığı söyledi. İspanya’daki gelişmelerin küresel güç mücadeleleri, Avrupa’nın değişen jeopolitik konumu ve uluslararası siyasi dengeler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Tercan, mevcut sürecin yalnızca ülke içindeki siyasi çekişmelerle açıklanamayacağı da belirtti.
İşte Dr. Canan Tercan’ın Milliyet.com.tr’ye yaptığı değerlendirmeler;
İSPANYA’DA GERÇEKTE NELER OLUYOR?
İspanya olayına iki yönlü bakmak lazım; birincisi değiştirilen küresel düzende dış aktörlerin İspanya müdahalesi, ikincisi ise İspanya’nın iç siyasetindeki tarihsel kutuplaşma.
Öncelikle, sokaklarda ayaklanma kültürü yaygın olan bir İspanya gerçeği var. Bugün elde Sanchez’i suçlayan somut delil olmadan, muhalefetin sokağa dökmesi de klasik bir durum zira Pedro Sanchez’in iktidara gelmesi ile, muhalefet hep bir sebep üreterek sokaklara çıktı. Öte yandan, olaylara artık İspanya ayaklanmalarından daha geniş açılı bakmak gerekli. Çünkü, karşımızdaki tablo, küresel değişim sürecinin İspanya ayağına doğru evrildi.
Yeni dünya düzeni için; haritalar ve aktörler değiştirilirken, İspanya hükümeti de topun ağzına getirildi. Sebebi malum; Gazze, Lübnan ve İran Savaşlarında, insan haklarının ihlal edildiği vahşet hegemonyasına açıktan muhalefet etmesi ve peşinden milyonları da sürüklemesi. Zira denklem belli; ye elitlere ve işgalci lobinin planlarına destek veririsin ya da koltuğundan olursun ve yerine uyumlu kukla bir başkan getirirler.
YENİ DÜNYA DÜZENİ SÜRECİ NE ZAMAN BAŞLADI?
Adım adım planlanan küresel değişimin en belirgin ve en kanlı aşaması Gazze Savaşı oldu ama, süreç gerçekte pandemi, İbrahim Anlaşmaları ve Ukrayna Savaşı ile başlamıştı. Gazze istilası ile de daha geniş çaplı yayılma aşamasına girdi ve hala yayılarak devam ediyor.
Bu planlı süreci mercek altına aldığımızda; pandemi ile küresel ekonomilerin sarsıldığını, Ukrayna Savaşı ile enerji hatlarının yeniden çizildiğini, silah piyasasının aktifleştiği ve en önemlisi Avrupa’nın bilinçli bir şekilde zayıflatıldığını görürüz. Geldiğimiz noktada ise, Hürmüz krizi ile ülkelerin güçlerinin sorgulatıldığını söyleyebiliriz.
Masada kartların yeniden dağıtıldığı günümüzde, müttefikler ile eski ve yeni elitler de netleşmeye başladı. Bu denklemde kıtaları birleştiren İspanya jeopolitik konumu ile merkezi bir noktada duruyor. İran’a karşı savaşta üstlerini kullandırmayan NATO ve AB üyesi İspanya, bu tutumu ile savaşın gidişatını etkiledi. Hasılı, hegemonya mücadelesinde Sanchez, İsrail’in elini düşürüyor. Dolayısı ile İspanya liderliğinden tasviye edilmesi gereken bir aktör olarak görülüyor.
KÜRESEL DİZAYN VE ORTADOĞU SÜRECİ, NEDEN ŞİMDİ?
Aslında bu küresel değişim süreci çok yeni değil. Bu senaryoyu daha önce 2008 küresel ekonomik kriziyle başlayan süreçte de gördük, 2008 ekonomik krizi sonrasındaki Arap Baharı ile Ortadoğu’da savaşlar, zayıflatılan güçlü ülkeler, enerjini dizaynı, silah sanayinin aktifleşmesi ve petrol ticareti üzerinden piyasalar kontrol altına alınması, tüm bunlar ilk aşamaydı bugün benzer şekilde küresel dizaynın ikinci aşamasındayız.
AYAKLANMALARIN PERDE ARKASI VE SANCHEZ’E KARŞI ÇALIŞAN MUHALEFET
İspanya özelinde muhalefetin sergilediği tutumun arkasında iki odak bulunuyor: Biri faşist sağ blok, diğeri ise Yahudi lobisi. Toplumu Müslüman nefreti ile ötekileştiren, kendi yolsuzlukları ile sabıkalı olan bu sağ blok, İsrail politikalarının sıkı destekçisidir. Dahası, Pedro Sanchez’i koltuğundan indirip, onu meydanlarda “asmakla” yıllardır tehdit eden ve bunu sokaklarda da rahatlıkla haykıran bir muhalefettir bu.
Açıkçası, bugün İspanya’da yine bir tiyatro oynanıyor. Çünkü, karanlık finansmanla çalışan muhalefettir. İki sağ var ilki merkez sağ “PP” yolsuzluk yapmak ve kurumları kendi çıkarına entegre etmekten başkanlıktan gensoru ile 2018 de indirildi ve diğeri aşırı sağ “VOX” 2013 de kuruluşunda finansmanının neredeyse tamamı, İran rejim muhalifi, silahlı eylemci “Mücahidini Halk Örgütü” tarafından sağlandı. Sonrasında, VOX, görevini yaptı ve bu örgütün Avrupa Parlamentosu’nun terör listesinden çıkarılmasını sağladı. Parti finansmanına yönelik resmi soruşturmada VOX delillerle suçlu bulunmasına rağmen açılan dosyanın üstü örtüldü. Birkaç sene önce tüm ülke bu skandalı takip etti ve partinin kapatılması beklenirken, İsrail lobisiyle ilişkileri, tüm dosyayı kapattırdı. Dolayısı ile şaibeli finans sorularının muhatabı muhalefet.
Ancak, muhalefet güçlü çünkü, devlet içinde; yargıda, poliste ve medyada derin bir yapılanmaya sahip. Sanchez’den önceki sağcı hükümet, uzun yıllar medya, polis ve yargıda örgütlenerek devasa bir suç ağı kurdu. Suça bulaştırılan bürokrat ve personelin istihdam edildiği bu mafyavari yapıda yolsuzluklar yıllarca devam etti. 2018 yılında bu ağ, zorlu yargı süreçleri neticesinde anca bir parça tasviye edildi ve başkan Rajoy gensoru ile düşürüldü yerine Pedro Sanchez geldi. Ancak Sanchez, hükümeti devralmasına rağmen yargı, polis ve medya içerisine kök salmış bu eski yapılanmaya çok dokunamadı.
GÜNCEL SUÇLAMALARDA NE VAR?
Çok kısa değineceğim, eski başkan Zapatero’nun ofisinde kendi karısına miras kaldığı tescilli olan mücevherlerin polis baskını ile bulunması. Bu mücevherlerin parti fonuyla ya da Sanchez ile ilişkisine dair hiçbir delil veya kurgu yok. Diğer taraftan eski bir bakanla ilgili yürütülen rüşvet suçlaması var burada da henüz ispat olmadığı gibi, bu durumun başkana uzanan hiçbir halkası da yok ve bakan da zaten görevden alınmış.
Dahası, kardeşi üzerinden yürütülen “nüfuz ticareti” davası var. Rusya’da sanat direktörlüğü yapan kardeşi ülkesine dönerek, Sanchez başkan seçilmeden “iki yıl önce” bir belediyede kendi mesleğiyle ilgili işe giriyor ve bu nüfus ticareti olarak nitelendiriliyor. Zamanlamanın uyuşmaması ve şahsın kendi mesleğini icra ediyor oluşu, Sanchez’e bir operasyon yapıldığını gösteriyor. Bu gibi küçük çaplı ve Sanchez ile somut bağlantısı olmayan olaylar birleştirilerek toplumsal algı yöneltiliyor.
BU OLAYLARI KÜRESEL GÜÇLERLE KIYAS EDERSEK NE GÖRÜRÜZ?
Sanchez ile ilgili şunu söyleyebilirim. Gerçek yolsuzluklar mutlaka tespit edilip yargılanmalı tabiki, ancak Sanchez’i ve partisini düşürecek güçte sağlam bir vaka şu ana kadar mevcut görünmüyor.
Söz konusu küresel güçler veya büyük ekonomiler olduğunda bu “nüfuz ticareti” kavramı nasıl işletiliyor örnekle bakalım. Bu tür küçük ve manipülatif olaylar dev ekonomilerde, örneğin Amerika Birleşik Devletleri’nde Trump yönetiminde yaşansaydı “nüfuz ticareti” olarak adlandırılmazdı. Tam aksine, ABD’de şuan doğrudan ailelerin, dostların ve iş adamlarının yönettiği bir ülke ve dış politika düzeni hakimdir.
ABD’de bir iş adamı olan damat, dışişleri bakanından daha yetkili kılınabilmekte; hiçbir siyasi, bürokratik ve askeri deneyimi olmamasına rağmen, ülkenin tüm dış politikasını ve hatta dünya siyasetini sadece “damat olma” sıfatıyla yönetebilmektedir. Ukrayna Savaşı, Suriye meselesi ve İran krizinde ana aktör ve karar verici pozisyonunu korumaktadır. Hatta, dünya bu damadın kararlarına göre hareket etmekte; damat İbrahim Anlaşmaları yapmakta, Rusya ile Ukrayna sürecini dizayn etmekte ve ABD’yi İran müzakeresi ve Hürmüz küresel kriz masalarında temsil etmektedir. Demokrasi ve uzmanlaşma söylemi ile övünen ABD’de, gerçekte demokrasi değil monarşi vari bir süreç işlemekte ve kimse bunu sorgulamamaktadır.
Hatta damat daha da ileri giderek rahatlıkla, kendi malı gibi, “Gazze’de finans merkezi kuracağım, yönetime Yahudi iş adamlarını getireceğim, proje taslağını da yaptım bitmiş halinin resmi de bu” diyerek, kayınpederinin nüfusunu kullanarak, Gazze dramından, kendi grubuna avantaj sağlama çabasını dünyanın gözüne sokmuştur.
Tuhaf bir şekilde başta Amerika olmak üzere dünya tüm bunlara sessizdir ve kimse çıkıp da “Bu adamlar ne yapıyor? Biz neden damat ve yandaşları ekseninde dünya siyasetini ve çatışmaları şekillendiriyoruz, bu iş adamlarının bu masalarda ne işi var? Burada nüfus ticareti mi var, damat ve yandaşları neden ve nasıl oluyor da projelerini dünyaya satmaya kalkıyor?” diye sorgulamıyor. İşte İspanya’da Sanchez’e yapılan operasyon ile dev güçlerdeki bu pervasızlık, küresel düzenin asimetrik işleyişini açıkça ortaya koymaktadır.
