
1986’daki Çernobil nükleer felaketinin ardından oluşturulan yaklaşık 30 kilometrelik yasak bölge, bugün hala dünyanın en radyoaktif alanlarından biri olarak anılıyor.
Ancak bilim insanlarına göre bu “boşluk”, insan yaşamı için bir yıkımın simgesi olurken, vahşi doğa için beklenmedik bir sığınağa dönüştü.
KAMERA TUZAKLARIYLA İNCELENDİ
Scince Alert’ün haberine göre Almanya’daki Freiburg Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırmada, 2020 ve 2021 yıllarında kuzey Ukrayna’daki yaklaşık 60 bin kilometrekarelik alana yerleştirilen kamera tuzaklarıyla bölge detaylı şekilde incelendi.
Çalışmada kızıl geyik, karaca, boz ayı, kurt, Avrupa vaşağı, yabani domuz ve Przewalski atı dahil olmak üzere toplam 13 farklı yabani türün izine rastlandı.
’20 BİNE YAKINI ÇERNOBİL’DEN’
Kayıtlara geçen 31 bin 200 hayvan görüntüsünün yaklaşık 20 bine yakınının doğrudan Çernobil Koruma Alanı’ndan elde edilmesi ise araştırmanın en çarpıcı sonucu oldu. Bilim insanları, özellikle birbirine bağlı büyük koruma alanlarının biyolojik çeşitliliğin devamı açısından kritik rol oynadığını vurguladı.
Araştırmaya göre geyik ve büyük memeliler gibi türler insan faaliyetlerine karşı son derece hassas; bölgeye insan girişi arttıkça gözlemlerin belirgin şekilde azaldığı tespit edildi.
Çalışmada radyasyonun canlılar üzerindeki etkisinden ziyade, insan baskısının ortadan kalkmasının ekosistem üzerindeki etkisine odaklanıldı. Sonuçlar ise doğanın, insan etkisinin azaldığı alanlarda dikkat çekici bir toparlanma eğilimi gösterdiğini ortaya koydu.
‘SINIRLI KALABİLİR’
Bilim insanları, bu durumun uzun vadede büyük memeli popülasyonlarının korunmasında geniş ve kesintisiz doğal alanların önemini bir kez daha gösterdiğini ifade etti.
Öte yandan araştırmanın yürütüldüğü süreçte, 2022’de başlayan Rusya’nın Ukrayna işgali nedeniyle bölgeye erişimin zorlaştığı ve bu nedenle gelecekteki saha çalışmalarının sınırlı kalabileceği de belirtildi.


























































