
Devletin milyonlarca lira zarara uğratıldığı iddiasıyla İstanbul Altın Rafinerisi’ne yönelik 44 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı. Şüpheliler hakkında birçok suçlamanın yer aldığı iddianamede dikkat çeken ayrıntılar var.
KAMUYU ZARARA UĞRATMAK VE KARA PARA AKLAMAK İLE SUÇLANIYORLAR
İstanbul Bakırköy’deki bir evin kilerinde değeri iki buçuk milyar liraya yaklaşan 350 kilogram altın bulundu. Şüphelilerin hileli yollarla milyonlarca dolar kamu zararına yol açtığı öne sürüldü.
İstanbul Altın Rafinerisi’ne yönelik soruşturma tamamlandı. Şirket sahibi Özcan H.’nin de aralarında bulunduğu 44 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.
Operasyon geçen yıl 6 Ekim’de yapılmıştı. Şüpheliler, suç örgütü kurmak ve yönetmek, kamu kurumlarını zarara uğratmak, kara para aklamak ile suçlanıyor.
İddianamede; Özcan H.’nin eşi Zeynep B.H.’nin halasının İstanbul’un Bakırköy ilçesi Florya’daki villasının kilerinde 350 kilo altın bulunduğu anlatıldı.
Bu altının Özcan H. gözaltına alındıktan sonra Kuyumcukent’teki depodan villaya taşındığı öne sürüldü.
Zeynep B.H. altının halasına ait olduğunu savundu.
Zeynep B.H.’nin halası Nurten K. de altının babasından kendisine ve ablasına miras kaldığını, Özcan H.’ye emanet olarak verildiğini ileri sürdü.
350 KİLO ALTININ SIRRI ÇÖZÜLEMEDİ
El konulan altının kara paranın aklanması yoluyla mı elde edildiği yoksa gerçekten de miras olarak mı kaldığı üzerindeki sır perdesi ise henüz aralanamadı.
İddianameye göre, şüpheliler devletin ihracata teşvik için verdiği desteği suistimal ediyordu. Zanlılar bunun için iddialara göre birçok paravan şirket de kurdu.
İddiaya göre şirket ithal altınları, Türkiye’de üretilmiş gibi gösteriyor, ihracatı yapılmayan ürünler için de döviz kazandırdığı hilesi yaparak devlet desteği alıyordu.
Bu yolla milyonlarca dolarlık haksız kazanç elde edildi.
Tutuklanmasının ardından ev hapsi kararıyla serbest bırakılan Özcan H. hakkında 121 yıldan 839 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
























































